
Meme Kanseri Nedir?
Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkan bir kanser türüdür. Çoğunlukla süt kanalları veya süt üreten lobüllerden gelişir.
Hastalık kadınlarda çok daha sık görülmekle birlikte erkeklerde de meme kanseri gelişebilir.
Meme kanseri erken dönemde yalnızca meme dokusunda sınırlı olabilir. İlerleyen dönemlerde ise çevre dokulara, lenf bezlerine veya vücudun başka bölgelerine yayılabilir. Bu nedenle hastalığın mümkün olduğunca erken dönemde tespit edilmesi önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü de meme kanserinde erken tanı ve zamanında tedavinin hastalığa bağlı ölümleri azaltmada önemli olduğunu vurgulamaktadır.
Meme Kanseri Dünyada Ne Kadar Sık Görülüyor?
Meme kanseri, dünya genelinde kadınların karşı karşıya olduğu en önemli sağlık sorunlarından biri olmaya devam ediyor.
Dünya Sağlık Örgütü'nün güncel verilerine göre 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konuldu ve yaklaşık 694 bin kadın meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.
2022 yılına ait Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) verilerinde ise yaklaşık 2,3 milyon yeni meme kanseri vakası ve 666 binin üzerinde meme kanserine bağlı ölüm bildirilmişti.
Bu rakamlar meme kanserinin yalnızca belirli ülkelerin değil, küresel ölçekte önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu gösteriyor.
Meme kanseri aynı zamanda dünya genelinde kadınlarda en sık teşhis edilen kanser türüdür. IARC verilerine göre hastalık 2022 yılında kadınlarda hem en sık tanı konulan kanserlerden biri hem de kanser kaynaklı ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olmayı sürdürdü.
Türkiye'de Meme Kanseri Ne Kadar Sık Görülüyor?
Türkiye'de de tablo dünya genelinden çok farklı değil.
IARC'nin GLOBOCAN 2022 Türkiye verilerine göre, Türkiye'de kadınlarda yaklaşık 107 bin yeni kanser vakası görüldü. Bunların 25.249'u meme kanseriydi.
Başka bir ifadeyle, kadınlarda görülen yeni kanser vakalarının yaklaşık %23,5'ini meme kanseri oluşturdu. Böylece meme kanseri Türkiye'de kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak ilk sırada yer aldı.
Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan bilgilendirmelerde de Türkiye'deki kadın kanserlerinin yaklaşık dörtte birinin meme kanseri olduğu belirtiliyor.
Bu veriler bize önemli bir şeyi gösteriyor: Meme kanseri nadir görülen bir hastalık değil. Bu nedenle herhangi bir şikâyet oluşmasını beklemeden meme sağlığı konusunda bilinçli olmak gerekiyor.
Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir?
Meme kanseri erken dönemde herhangi bir belirti vermeyebilir. Bu nedenle düzenli taramaların önemi büyüktür.
Bununla birlikte memede ortaya çıkan bazı değişikliklerin dikkate alınması gerekir.
Meme kanserinde görülebilecek belirtiler arasında;
-
Memede veya koltuk altında yeni ortaya çıkan kitle,
-
Memenin bir bölümünde veya tamamında şişlik,
-
İki meme arasında sonradan ortaya çıkan şekil veya büyüklük farkı,
-
Meme derisinde çekilme veya çökme,
-
Deride portakal kabuğuna benzer görünüm,
-
Meme ucunda içe doğru çekilme,
-
Meme ucundan özellikle tek taraflı veya kanlı akıntı,
-
Meme veya meme ucunda kızarıklık, kalınlaşma ya da kabuklanma
yer alabilir.
Bu belirtilerden birinin bulunması kişinin mutlaka meme kanseri olduğu anlamına gelmez. Kistler, enfeksiyonlar ve iyi huylu meme hastalıkları da benzer değişikliklere yol açabilir. Ancak yeni ortaya çıkan veya devam eden bir değişiklik varsa değerlendirilmesi için sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Meme Kanserinden Korunmak Mümkün mü?
Meme kanserini tamamen önlemenin garantili bir yolu bulunmuyor. Çünkü yaş, genetik yatkınlık ve aile öyküsü gibi değiştiremeyeceğimiz risk faktörleri de hastalığın gelişiminde rol oynuyor.
Ancak yaşam tarzıyla ilişkili bazı risk faktörlerini değiştirmek mümkün.
1. Sağlıklı kiloyu koruyun
Özellikle menopoz sonrasında fazla kilo ve obezite meme kanseri riskinin artmasıyla ilişkilendirilmektedir.
Bu nedenle sağlıklı beslenme düzeninin oluşturulması ve kişinin kendi yaşına ve sağlık durumuna uygun kiloyu koruması önemlidir.
2. Düzenli hareket edin
Hareketsiz yaşam yalnızca kalp-damar hastalıkları veya kilo problemi açısından değil, bazı kanser türleri açısından da önemli bir risk faktörüdür.
Düzenli fiziksel aktivitenin günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi meme kanseri riskinin azaltılmasına katkıda bulunabilir.
3. Alkol tüketimini sınırlandırın
Alkol tüketimi meme kanseri açısından değiştirilebilir risk faktörlerinden biridir. Tüketilen alkol miktarı arttıkça risk de artabilir.
Bu nedenle meme kanseri riskini azaltmak açısından alkol tüketiminin mümkün olduğunca sınırlandırılması önemlidir. Sağlık Bakanlığı da alkol kullanımını meme kanseriyle ilişkili değiştirilebilir risk faktörleri arasında göstermektedir.
4. Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durun
Sigara birçok kanser türünün gelişiminde rol oynayan önemli bir risk faktörüdür. Genel kanser riskinin azaltılması ve sağlığın korunması açısından sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanılmaması gerekir.
5. Dengeli beslenmeye dikkat edin
Tek başına herhangi bir besin meme kanserini önleyemez.
Bunun yerine sebze, meyve, tam tahıllar ve dengeli protein kaynaklarının yer aldığı sürdürülebilir bir beslenme düzeni tercih edilmelidir.
6. Hormon tedavilerini doktor kontrolünde kullanın
Özellikle menopoz döneminde kullanılan bazı hormon tedavileri meme kanseri riskini etkileyebilir.
Bu nedenle hormon içeren tedaviler kişinin yaşı, aile öyküsü, kullanım süresi ve diğer risk faktörleri değerlendirilerek hekim tarafından planlanmalıdır.
Meme Kanserinde Erken Tanı Neden Önemlidir?
Meme kanserinde belki de en önemli konu erken tanıdır.
Erken evrede tespit edilen meme kanserlerinde hastalık henüz çevredeki dokulara veya uzak organlara yayılmamış olabilir. Bu durum hem uygulanabilecek tedavi seçeneklerini artırabilir hem de tedavi sonuçlarını olumlu etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca “mememde bir şey hissedersem doktora giderim” yaklaşımı yeterli değildir.
Çünkü meme kanseri, ele gelen bir kitle oluşmadan önce mamografi gibi görüntüleme yöntemleriyle tespit edilebilir.
Türkiye'de Meme Kanseri Taraması Nasıl Yapılıyor?
Türkiye'deki güncel ulusal tarama programında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi önerilmektedir. Ayrıca yılda bir klinik meme muayenesi yapılması tavsiye edilmektedir.
Sağlık Bakanlığı ayrıca kadınların 20 yaşından itibaren kendi meme yapılarını tanımalarını ve olağan dışı bir değişiklik fark etmeleri durumunda sağlık kuruluşuna başvurmalarını öneriyor.
Meme kanseri taramaları Türkiye'de KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri), Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde ücretsiz olarak gerçekleştirilebiliyor.
Ailesinde genç yaşta meme veya yumurtalık kanseri bulunan, BRCA1/BRCA2 gibi kalıtsal gen değişikliklerini taşıyan veya başka nedenlerle yüksek risk grubunda bulunan kişilerde ise standart tarama programından farklı bir takip gerekebilir. Bu kişilerin tarama planının hekim tarafından kişisel risklerine göre belirlenmesi gerekir.
Kendi Memenizi Tanıyın
Kendi kendine meme kontrolünün amacı kişinin kendi kendine kanser tanısı koyması değildir.
Asıl amaç memenin normal görünümünü ve yapısını tanımak ve sonradan ortaya çıkan değişiklikleri daha kolay fark edebilmektir.
Memede daha önce olmayan bir kitle, meme ucunda çekilme, kanlı akıntı, ciltte çökme veya şekil değişikliği fark edilmesi durumunda rutin tarama tarihini beklemeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Ayrıca kendi kendine kontrol, mamografinin veya doktor muayenesinin yerine geçmez.
Ailede Meme Kanseri Varsa Ne Yapılmalı?
Meme kanserlerinin tamamı kalıtsal değildir. Bununla birlikte ailede özellikle anne, kız kardeş veya kız çocuk gibi birinci derece yakınlarda meme kanseri bulunması kişinin riskini artırabilir.
Özellikle;
-
Ailede genç yaşta meme kanseri görülmesi,
-
Birden fazla aile üyesinde meme veya yumurtalık kanseri bulunması,
-
Erkek aile bireyinde meme kanseri görülmesi,
-
Aynı kişide iki memede birden kanser gelişmesi
gibi durumlarda kalıtsal kanser sendromları açısından daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.
Bu kişiler için standart toplum taramasını beklemek yerine hekime başvurarak kişisel risk değerlendirmesi yapılması daha doğru olacaktır.
Ekim Ayı Sadece Bir Hatırlatma Olsun
Meme kanseri farkındalığının yalnızca ekim ayıyla sınırlı kalmaması gerekiyor.
Dünyada her yıl milyonlarca kadın meme kanseri tanısı alıyor. Türkiye'de ise kadınlarda en sık görülen kanser meme kanseri olmaya devam ediyor.
Bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek, kişinin kendi memesini tanıması, olağan dışı değişiklikleri önemsemesi ve yaşına uygun taramaları zamanında yaptırması meme kanseriyle mücadelede atılabilecek en önemli adımlar arasında bulunuyor.
Unutulmaması gereken nokta şu: Meme kanserinden korunmada riskleri azaltmak, meme kanseriyle mücadelede ise erken tanı için gerekli kontrolleri ertelememek büyük önem taşıyor.
Uyarı
Medibul.com üzerinde paylaşılan sağlık bilgileri, makaleler ve tıbbi rehberler tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi amacı taşımamaktadır. Sitemizdeki hiçbir içerik, doktor-hasta ilişkisi oluşturmaz ve profesyonel tıbbi danışmanlığın yerini alamaz. Sağlık sorunlarınız, tetkik sonuçlarınız ve tedavi yöntemleriniz için her zaman alanında uzman bir hekimin görüşüne başvurunuz.

