
Görüntüleme ve Radyoloji alanında tedavi mi arıyorsunuz?
Alanında uzman hekimleri ve sağlık merkezlerini hemen inceleyin, ücretsiz fiyat teklifi alın.
Röntgen Nedir?
Röntgen, X ışınlarının vücuttan geçirilmesiyle iç yapıların görüntülenmesini sağlayan bir yöntemdir.
X ışınları vücuttaki dokulardan farklı miktarlarda geçer. Kemik gibi yoğun yapılar ışınları daha fazla tuttuğu için görüntüde daha açık, hava içeren akciğer gibi bölgeler ise daha koyu görünür.
Röntgen özellikle;
-
Kemik kırıkları,
-
Akciğer hastalıkları,
-
Bazı eklem problemleri,
-
Diş hastalıkları,
-
Omurga değerlendirmeleri,
-
Bazı karın hastalıkları
gibi durumlarda hızlı ve pratik bilgi sağlayabilir.
Standart röntgen, bilgisayarlı tomografiden farklı olarak genellikle tek veya birkaç görüntü oluşturur ve alınan radyasyon dozu çoğu zaman BT'den daha düşüktür.
Röntgen Zararlı mı?
Röntgenin tamamen risksiz olduğunu söylemek doğru değildir çünkü iyonlaştırıcı radyasyon kullanır.
Ancak standart bir tanısal röntgende radyasyona bağlı risk genellikle çok düşüktür.
FDA'ya göre tıbbi X ışınlarına bağlı temel uzun dönem endişe, yaşam boyunca kanser gelişme olasılığında çok küçük bir artıştır. Bu risk alınan doz yükseldikçe ve radyasyon içeren tetkikler tekrarlandıkça artabilir.
Bununla birlikte gerekli bir röntgeni yalnızca radyasyon korkusu nedeniyle yaptırmamak da doğru değildir. Örneğin zatürre, kemik kırığı veya başka önemli bir hastalığın tanısının gecikmesi çok daha ciddi sonuçlara yol açabilir.
Bu nedenle temel yaklaşım şudur:
Gerekliyse çekilir, gereksizse çekilmez ve çekim mümkün olan en düşük dozla yapılır.
Bu yaklaşım radyolojide ALARA, yani “makul ölçüde mümkün olan en düşük doz” ilkesi olarak bilinir.
Röntgende Ne Kadar Radyasyon Alınır?
Radyasyon dozu çekilen bölgeye, kullanılan cihaza, kişinin vücut yapısına ve çekim tekniğine göre değişir.
Dozlar genellikle millisievert (mSv) birimiyle ifade edilir.
Radyasyonu daha anlaşılır hale getirmek için günlük yaşamda doğal olarak maruz kaldığımız çevresel radyasyonla karşılaştırmak mümkündür.
RadiologyInfo'nun güncel verilerine göre yaklaşık değerler şöyledir:
| İnceleme | Yaklaşık etkili doz |
|---|---|
| El veya ayak röntgeni | 0,001 mSv'den az |
| Diş röntgeni | 0,005 mSv |
| Akciğer röntgeni | 0,1 mSv |
| Bel omurgası röntgeni | 1,4 mSv |
| Beyin BT | 1,6 mSv |
| Akciğer BT | 6,1 mSv |
| Karın-pelvis BT | 7,7 mSv |
Bu değerler yaklaşık değerlerdir ve gerçek doz kullanılan cihaza ve hastaya göre değişebilir.
Örneğin bir yetişkin akciğer röntgenindeki yaklaşık 0,1 mSv radyasyon, yaklaşık 10 günlük doğal çevresel radyasyona eşdeğer kabul edilmektedir.
Bu nedenle tek bir akciğer filmi ile bilgisayarlı tomografinin radyasyon miktarını aynı kabul etmek doğru değildir.
Günlük Hayatta da Radyasyona Maruz Kalıyor muyuz?
Evet.
Radyasyon yalnızca hastanelerde karşılaşılan bir durum değildir.
İnsanlar sürekli olarak;
-
Topraktan,
-
Kayalardan,
-
Kozmik ışınlardan,
-
Radon gazından,
-
Besinlerden
gelen doğal radyasyona maruz kalır.
RadiologyInfo verilerine göre bir kişinin doğal çevreden aldığı ortalama yıllık doz yaklaşık 3 mSv civarındadır; ancak yaşanılan coğrafyaya göre değişebilir.
Bu karşılaştırmalar tıbbi görüntüleme dozlarının büyüklüğünü anlamaya yardımcı olur.
Röntgen Sonrası Radyasyon Vücutta Kalır mı?
Hayır.
Standart röntgen çekildikten sonra vücutta radyasyon kalmaz ve kişi radyoaktif hale gelmez.
X ışınları görüntü alınırken çok kısa süre vücuttan geçer. Çekim tamamlandığında radyasyon kaynağı da ortadan kalkar.
Bu nedenle röntgen sonrasında;
-
Çocuklardan uzak durmak,
-
Hamilelerden uzak durmak,
-
Özel bir süre beklemek,
-
Radyasyonu “atmak” için özel bir şey yapmak
gerekmez.
Bu durum standart röntgen ve tomografi için geçerlidir. Nükleer tıp incelemelerinde ise vücuda radyoaktif madde verilebildiği için kurallar farklı olabilir.
Röntgen Çektiren Kişi Radyasyon Yayar mı?
Hayır.
Standart röntgen çekiminden sonra kişi çevresine radyasyon yaymaz.
Çekim sırasında kullanılan X ışınları dışarıdaki cihaz tarafından üretilir ve çekim sona erdiğinde maruziyet de sona erer.
Bu nedenle röntgen çektirmiş bir kişinin aynı gün bebekle veya hamile biriyle bulunmasında röntgen nedeniyle özel bir sakınca oluşmaz.
Röntgen Kanser Yapar mı?
Yüksek doz iyonlaştırıcı radyasyonun kanser riskini artırabildiği bilinmektedir.
Tanısal röntgenlerde ise doz çok daha düşüktür.
FDA, tıbbi görüntülemeden kaynaklanan radyasyona bağlı kanser riskini genel olarak çok küçük olarak tanımlamaktadır. Risk; alınan doz, kişinin yaşı ve yaşam boyunca yapılan radyasyon içeren tetkiklerin miktarıyla ilişkilidir.
Bu nedenle:
“Bir kez röntgen çektirdim, kanser olur muyum?”
sorusunun cevabı pratikte hayırdır. Tek bir standart röntgenden kaynaklanan risk son derece düşüktür.
Ancak yaşam boyunca gereksiz yere çok sayıda radyasyon içeren inceleme yaptırmamak da önemlidir.
Sık Röntgen Çektirmek Zararlı mı?
Radyasyon dozu birikimli olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle gereksiz tekrarların önüne geçmek önemlidir.
Ancak “Yılda en fazla 3 röntgen çekilebilir” veya “5 röntgenden sonrası zararlıdır” şeklinde bilimsel olarak herkes için geçerli sabit bir sayı yoktur.
Çünkü;
-
Akciğer röntgeni,
-
El röntgeni,
-
Bel röntgeni,
-
Tomografi
aynı miktarda radyasyon vermez.
Örneğin bir el veya ayak röntgeninin dozu 0,001 mSv'den düşük olabilirken karın-pelvis BT yaklaşık 7,7 mSv düzeyinde olabilir.
Dolayısıyla önemli olan kaç kez görüntüleme yapıldığı değil, hangi tetkiklerin hangi dozlarda ve gerçekten gerekli olup olmadığıdır.
Tomografi mi Daha Fazla Radyasyon Verir, Röntgen mi?
Genellikle bilgisayarlı tomografi daha yüksek radyasyon dozu içerir.
Röntgende çoğunlukla tek veya birkaç görüntü alınırken BT cihazı vücut etrafında dönerek çok sayıda X ışını görüntüsü elde eder ve bunları kesitsel görüntülere dönüştürür.
FDA da CT incelemelerinin standart radyografiye göre daha yüksek doz içerdiğini belirtmektedir.
Örneğin yaklaşık olarak:
-
Akciğer röntgeni: 0,1 mSv
-
Akciğer BT: 6,1 mSv
olarak bildirilmektedir.
Ancak bu karşılaştırma “tomografi zararlıdır ve yapılmamalıdır” anlamına gelmez.
Tomografi gerektiği durumda röntgenden çok daha ayrıntılı ve tanısal bilgi sağlayabilir.
MR'da Radyasyon Var mı?
MR'da X ışını kullanılmaz.
Manyetik rezonans görüntüleme güçlü manyetik alan ve radyo dalgaları kullanır. Bu nedenle MR, röntgen ve bilgisayarlı tomografideki türden iyonlaştırıcı radyasyon içermez.
Ultrason da iyonlaştırıcı radyasyon kullanmaz.
Bu nedenle görüntüleme yöntemleri radyasyon açısından kabaca şöyle ayrılabilir:
Röntgen: İyonlaştırıcı radyasyon var.
Tomografi: İyonlaştırıcı radyasyon var.
Mamografi: İyonlaştırıcı radyasyon var.
MR: İyonlaştırıcı radyasyon yok.
Ultrason: İyonlaştırıcı radyasyon yok.
Ancak bu, MR veya ultrasonun her durumda röntgen veya tomografinin yerine kullanılabileceği anlamına gelmez. Her yöntem farklı dokuları ve hastalıkları değerlendirmede avantajlıdır.
Hamilelikte Röntgen Çekilir mi?
Hamile veya hamile olma ihtimali bulunan kişilerin röntgen öncesinde mutlaka doktor ve radyoloji teknisyenine bilgi vermesi gerekir.
Ancak hamilelikte hiçbir koşulda röntgen çekilemez düşüncesi doğru değildir.
Tıbbi olarak gerekli bir görüntüleme anne sağlığı açısından önemliyse röntgen yapılabilir. Kullanılacak yöntem, çekilecek bölge ve gebelik haftasına göre risk değerlendirilir.
Özellikle;
-
Baş,
-
Diş,
-
Kol,
-
Bacak,
-
Göğüs
gibi rahimden uzak bölgelerin röntgeninde fetüs doğrudan X ışını alanının içerisinde değildir ve alınan doz oldukça düşüktür.
Karın ve pelvis bölgesini içeren görüntülemelerde ise daha dikkatli değerlendirme gerekir.
Uygun olduğu durumlarda ultrason veya MR gibi iyonlaştırıcı radyasyon içermeyen yöntemler tercih edilebilir.
Röntgen Çektirdiğini Bilmeden Hamile Olduğunu Öğrenmek Tehlikeli mi?
Bu durum oldukça sık endişeye neden olur.
Tek bir tanısal röntgen çekimi yapılmış olması otomatik olarak bebeğin zarar gördüğü anlamına gelmez.
Risk;
-
Çekilen bölgeye,
-
Alınan radyasyon dozuna,
-
Gebelik haftasına
göre değerlendirilir.
Baş, diş, kol, bacak veya göğüs gibi rahimden uzak bölgelerde yapılan standart röntgenlerde fetüsün aldığı doz genellikle çok düşüktür.
Böyle bir durumda paniğe kapılmak yerine çekimin türü ve tarihi kadın hastalıkları ve radyoloji uzmanıyla paylaşılmalıdır.
Çocuklarda Röntgen Zararlı mı?
Çocuklar radyasyona yetişkinlerden daha hassastır.
Bunun iki temel nedeni vardır:
Birincisi, gelişmekte olan dokular radyasyona daha duyarlıdır.
İkincisi, çocukların önlerinde daha uzun bir yaşam süresi bulunduğu için radyasyona bağlı uzun dönem etkilerin ortaya çıkabileceği süre daha uzundur.
FDA bu nedenle çocuklarda görüntüleme yapılırken cihaz ayarlarının çocuğun vücut büyüklüğüne göre düzenlenmesini ve mümkün olan en düşük dozun kullanılmasını önermektedir.
Ancak gerekli bir röntgenin çocuğa yapılmaması da doğru değildir.
Örneğin zatürre veya kırık şüphesinde elde edilecek tanısal bilgi, düşük doz radyasyona bağlı riskten çok daha önemli olabilir.
Bebeklerde Röntgen Çekilebilir mi?
Evet.
Tıbbi olarak gerekli olduğunda bebeklere de röntgen çekilebilir.
Ancak kullanılan doz bebeğin boyutuna göre ayarlanmalıdır. Çocuklara yetişkinlere uygun çekim ayarlarının kullanılması gereksiz radyasyon maruziyetine yol açabilir.
Bu nedenle çocuk ve bebek görüntülemelerinde pediatrik doz protokollerinin kullanılması önemlidir.
Diş Röntgeni Zararlı mı?
Diş röntgenlerinde kullanılan radyasyon miktarı genellikle oldukça düşüktür.
RadiologyInfo verilerine göre yaklaşık etkili doz;
Tek diş röntgeni: 0,005 mSv
Panoramik diş röntgeni: 0,025 mSv
civarındadır.
Bu miktarlar sırasıyla yaklaşık bir günlük ve birkaç günlük doğal çevresel radyasyona benzetilebilir.
Bununla birlikte her radyasyon içeren tetkikte olduğu gibi diş röntgeni de gerektiğinde yapılmalıdır.
Akciğer Röntgeni Zararlı mı?
Akciğer röntgeni tıpta en sık yapılan radyolojik incelemelerden biridir ve radyasyon dozu düşüktür.
Bir yetişkin akciğer röntgeninin yaklaşık etkili dozu 0,1 mSv olarak verilmektedir. Bu, yaklaşık 10 günlük doğal çevresel radyasyona denk kabul edilmektedir.
Zatürre, akciğer ödemi veya başka önemli hastalıkların değerlendirilmesi gerektiğinde elde edilen fayda bu küçük radyasyon riskinden çok daha yüksektir.
Röntgen Sonrası Süt İçmek Radyasyonu Atar mı?
Hayır.
Röntgen sonrasında süt, yoğurt veya bol su tüketmenin alınan radyasyonu vücuttan çıkardığına ilişkin bir mekanizma yoktur.
Bunun nedeni oldukça basittir:
Standart röntgen sonrasında vücutta radyasyon kalmaz.
Dolayısıyla radyasyonu “temizlemek” veya “atmak” için özel bir yiyecek ya da içecek tüketmek gerekmez.
Normal günlük beslenmeye devam edilebilir.
Röntgen Sonrası Duş Almak Gerekir mi?
Hayır.
Radyasyon cilde yapışan bir madde değildir ve standart röntgen sonrasında vücutta kalmaz.
Bu nedenle çekimden sonra;
-
Duş almak,
-
Kıyafet değiştirmek,
-
Özel bir temizlik yapmak
radyasyon açısından gerekli değildir.
Röntgen Kısırlık Yapar mı?
Standart tanısal röntgenlerde kullanılan düşük dozların kısırlığa neden olması beklenmez.
Üreme organlarında kalıcı hasara neden olabilecek radyasyon dozları, rutin tanısal röntgenlerde alınan dozlardan çok daha yüksektir.
Günümüzde cihaz teknolojisinin gelişmesiyle hedef dışındaki dokulara ulaşan radyasyon da önemli ölçüde azaltılmıştır. RadiologyInfo, modern görüntüleme sistemlerinin üreme organlarının aldığı gereksiz dozu ciddi biçimde düşürdüğünü belirtmektedir.
Bu nedenle standart bir röntgen sonrası “çocuk sahibi olamam” şeklinde bir endişeye gerek yoktur.
Kurşun Önlük Her Röntgende Kullanılır mı?
Geçmişte özellikle üreme organlarını ve fetüsü korumak amacıyla kurşun önlük kullanımı oldukça yaygındı.
Ancak modern röntgen cihazlarında radyasyon alanının daha hassas şekilde sınırlandırılması ve dozların ciddi ölçüde düşmesi nedeniyle güncel yaklaşım değişmiştir.
RadiologyInfo'ya göre tıbbi uzmanlar rutin hasta koruyucu örtülerinin birçok tanısal görüntülemede artık gerekli olmadığı sonucuna varmıştır. Ayrıca yanlış yerleştirilen koruyucular görüntüyü kapatarak çekimin tekrarlanmasına ve gereksiz ek doz alınmasına yol açabilir.
Bununla birlikte koruyucu ekipman kullanımı çekimin türüne ve sağlık kuruluşunun protokolüne göre değişebilir.
Röntgen Çekimini Nasıl Daha Güvenli Hale Getirebiliriz?
Hasta olarak radyasyon dozunu kendiniz ayarlamazsınız ancak gereksiz tekrarların önlenmesine yardımcı olabilirsiniz.
Örneğin;
-
Daha önce çekilmiş görüntülerinizi ve raporlarınızı doktora göstermek,
-
Hamileyseniz veya hamilelik ihtimaliniz varsa bildirmek,
-
Yakın zamanda aynı bölgeden görüntüleme yapıldıysa doktorunuza söylemek,
-
Çocuklarda pediatrik çekim protokolü kullanıldığından emin olmak,
-
Önerilen görüntülemenin neden gerektiğini doktorunuza sormak
gereksiz radyasyon maruziyetini azaltabilir.
FDA, hastaların önceki görüntülemelerini sağlık ekibiyle paylaşmasını ve gerekli durumlarda iyonlaştırıcı radyasyon kullanmayan alternatif bir yöntemin aynı klinik soruya cevap verip veremeyeceğinin değerlendirilmesini önermektedir.
Röntgen ve Radyasyon Hakkında Sık Sorulan Sorular
Bir kez röntgen çektirmek zararlı mı?
Standart bir röntgendeki radyasyon dozu genellikle düşüktür. Tıbbi olarak gerekli bir çekimin tanısal yararı, radyasyona bağlı küçük riskten çok daha fazladır.
Röntgen sonrası radyasyon vücutta kaç gün kalır?
Hiç kalmaz. Standart X ışını çekimi bittikten sonra vücutta radyasyon bulunmaz ve kişi radyoaktif hale gelmez.
Yılda kaç kez röntgen çekilebilir?
Herkes için geçerli sabit bir sayı yoktur. Önemli olan çekimin tıbbi gerekliliği ve toplam radyasyon dozudur. El röntgeni ile karın tomografisinin dozu aynı olmadığı için yalnızca çekim sayısına bakılarak risk hesaplanamaz.
Röntgen kanser yapar mı?
İyonlaştırıcı radyasyon yaşam boyu kanser riskinde küçük bir artışla ilişkilidir. Ancak standart tanısal röntgenlerde bireysel risk genellikle çok düşüktür.
MR mı röntgen mi daha zararlı?
MR iyonlaştırıcı radyasyon kullanmaz. Röntgen kullanır. Ancak bu nedenle MR her durumda röntgenin yerine geçemez; hangi yöntemin kullanılacağı araştırılan hastalığa göre belirlenir.
Tomografi röntgenden daha mı fazla radyasyon verir?
Genellikle evet. CT çok sayıda X ışını görüntüsü kullanarak kesitsel görüntüler oluşturduğu için standart röntgenden daha yüksek doz içerir.
Çocuklarda röntgen yapılır mı?
Tıbbi olarak gerekli olduğunda yapılabilir. Çocuklarda radyasyona duyarlılık daha yüksek olduğu için doz yaşa ve vücut büyüklüğüne göre azaltılmalıdır.
Hamileyken röntgen çekilebilir mi?
Gerekli olduğunda çekilebilir. Risk çekilen bölgeye ve gebelik haftasına bağlıdır. Hamilelik veya hamilelik ihtimali röntgen öncesinde mutlaka sağlık personeline bildirilmelidir.
Röntgenden sonra bol su içmek gerekir mi?
Standart röntgen için hayır. Radyasyon vücutta kalmadığı için onu suyla vücuttan atmak mümkün veya gerekli değildir.
Sonuç
Röntgen iyonlaştırıcı radyasyon kullanan bir görüntüleme yöntemidir ve bu nedenle tamamen risksiz değildir. Ancak standart tanısal röntgenlerde alınan radyasyon miktarı çoğunlukla düşüktür ve gerekli bir çekimin sağlayacağı tıbbi fayda radyasyona bağlı küçük riskten çok daha yüksektir.
Örneğin bir akciğer röntgeni yaklaşık 0,1 mSv radyasyon içerirken bu miktar yaklaşık 10 günlük doğal çevresel radyasyona karşılık gelir. Buna karşılık bilgisayarlı tomografi gibi yöntemlerde doz daha yüksek olabilir.
Röntgen sonrasında radyasyon vücutta kalmaz, kişi çevresine radyasyon yaymaz ve süt içmek, duş almak veya özel bir beslenme uygulamak gerekmez.
Çocuklarda ve gebelikte radyasyon konusunda daha dikkatli olunması gerekir; ancak gerekli görüntülemelerin yalnızca radyasyon korkusu nedeniyle ertelenmesi doğru değildir. En doğru yaklaşım, görüntülemeyi yalnızca gerektiğinde ve tanı için yeterli olan en düşük radyasyon dozu ile gerçekleştirmektir.
Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya tedavi amacı taşımaz. Size önerilen görüntüleme yönteminin gerekliliği ve olası radyasyon dozu hakkında doktorunuzdan veya radyoloji uzmanından bilgi alabilirsiniz.
Uyarı
Medibul.com üzerinde paylaşılan sağlık bilgileri, makaleler ve tıbbi rehberler tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi amacı taşımamaktadır. Sitemizdeki hiçbir içerik, doktor-hasta ilişkisi oluşturmaz ve profesyonel tıbbi danışmanlığın yerini alamaz. Sağlık sorunlarınız, tetkik sonuçlarınız ve tedavi yöntemleriniz için her zaman alanında uzman bir hekimin görüşüne başvurunuz.




