

Alanında uzman hekimleri ve sağlık merkezlerini hemen inceleyin, ücretsiz fiyat teklifi alın.
Baş ağrıları genel olarak primer ve sekonder olmak üzere iki grupta değerlendirilebilir.
Primer baş ağrılarında baş ağrısının kendisi temel hastalıktır. Migren, gerilim tipi baş ağrısı ve küme baş ağrısı bu gruptadır.
Sekonder baş ağrılarında ise ağrı başka bir sağlık probleminin sonucunda ortaya çıkar.
Baş ağrısının sık görülen nedenleri arasında;
Stres,
Uykusuzluk,
Uzun süre aç kalmak,
Yetersiz sıvı tüketimi,
Migren,
Gerilim tipi baş ağrısı,
Üst solunum yolu enfeksiyonları,
Sinüzit,
Kafein tüketimindeki değişiklikler,
Bazı ilaçlar,
Göz yorgunluğu
yer alabilir.
Ancak daha nadiren damar hastalıkları, enfeksiyonlar veya kafa içindeki başka sorunlar da baş ağrısına neden olabilir.
Baş ağrısında bazı belirtiler “kırmızı bayrak” olarak kabul edilir.
Bu belirtiler baş ağrısının mutlaka ciddi bir hastalıktan kaynaklandığını göstermez ancak hızlı tıbbi değerlendirme gerektirebilir.
Özellikle şu durumlarda baş ağrısı ciddiye alınmalıdır:
Ağrının aniden ve çok şiddetli başlaması,
Hayatta yaşanan en şiddetli baş ağrısı olarak tarif edilmesi,
Konuşma bozukluğunun eşlik etmesi,
Kol veya bacakta güçsüzlük ya da uyuşma olması,
Yüzde kayma gelişmesi,
Görme kaybı veya çift görme olması,
Bilinç bulanıklığı veya bayılma görülmesi,
Ateş ve ense sertliğinin eşlik etmesi,
Nöbet geçirilmesi,
Kafa travması sonrasında başlaması,
Daha önceki baş ağrılarından belirgin şekilde farklı olması.
Bu bulgulardan biri varsa ağrının kendiliğinden geçmesini beklemek uygun olmayabilir.
Baş ağrısının birkaç saniye veya dakika içerisinde maksimum şiddetine ulaşması özellikle önemlidir.
Bu tür ağrı bazen “şimşek çakar gibi baş ağrısı” şeklinde tarif edilir.
Kişi ağrıyı;
“Hayatımın en şiddetli baş ağrısı”
“Bir anda kafama bir şey vurmuş gibi”
“Daha önce hiç böyle bir ağrı yaşamadım”
şeklinde tarif edebilir.
Ani başlayan çok şiddetli baş ağrısı bazı durumlarda beyin damarlarından kaynaklanan kanamalar gibi acil hastalıklarla ilişkili olabilir.
Bu nedenle ilk kez ortaya çıkan ve saniyeler-dakikalar içerisinde maksimum seviyeye ulaşan çok şiddetli baş ağrısı acil değerlendirilmelidir.
Baş ağrısıyla birlikte;
Bir kol veya bacakta güç kaybı,
Yüzün bir tarafında uyuşma veya kayma,
Konuşmanın bozulması,
Kelimeleri anlamakta güçlük,
Yürümede bozulma
gibi belirtiler gelişmesi nörolojik bir sorun açısından değerlendirme gerektirir.
Bu belirtiler inme gibi acil durumlarda görülebilir.
Migrenin bazı türlerinde de geçici uyuşma veya görme değişiklikleri oluşabilir. Ancak kişi bu belirtileri ilk kez yaşıyorsa veya mevcut migreninden farklıysa “nasıl olsa migrendir” diye düşünmek doğru değildir.
Baş ağrısına görme değişikliklerinin eşlik etmesinin birçok nedeni olabilir.
Migren atağında;
Işık çakmaları,
Zigzag çizgiler,
Görme alanında geçici değişiklikler
oluşabilir.
Ancak;
Ani görme kaybı,
Yeni gelişen çift görme,
Tek gözde ciddi görme azalması,
Görme bozukluğuyla beraber güçsüzlük veya konuşma problemi
varsa daha ciddi nedenler araştırılmalıdır.
Özellikle 50 yaşından sonra yeni başlayan baş ağrısıyla birlikte görme değişiklikleri bulunması doktor değerlendirmesi gerektirir.
Baş ağrısına;
Yüksek ateş,
Ense sertliği,
Işığa karşı aşırı hassasiyet,
Kusma,
Bilinç değişikliği
gibi belirtilerin eşlik etmesi menenjit gibi enfeksiyonların değerlendirilmesini gerektirebilir.
Menenjit, beyin ve omuriliği çevreleyen zarların iltihaplanmasıdır ve bazı türleri hızlı şekilde ilerleyebilir.
Özellikle başı öne eğmekte zorlanma, yüksek ateş ve şiddetli baş ağrısı birlikteyse acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Kafa çarpması veya düşme sonrasında hafif baş ağrısı görülebilir.
Ancak bazı belirtiler ciddi kafa travması veya beyin kanaması açısından önem taşır.
Kafa travmasından sonra;
Baş ağrısının giderek şiddetlenmesi,
Tekrarlayan kusma,
Bilinç kaybı,
Aşırı uyku hali,
Kafa karışıklığı,
Denge kaybı,
Kol veya bacakta güçsüzlük,
Görme değişiklikleri,
Nöbet
gelişirse acil değerlendirme gerekir.
Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde kafa travması daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Migren ve gerilim tipi baş ağrılarının büyük bölümü daha genç yaşlarda başlar.
Bu nedenle 50 yaşından sonra ilk kez ortaya çıkan veya belirgin şekilde farklılaşan baş ağrısı değerlendirilmelidir.
Bu yaş grubunda damar hastalıkları, bazı iltihabi hastalıklar ve diğer ikincil baş ağrısı nedenlerinin olasılığı artabilir.
Özellikle yeni başlayan ağrıya;
Görme değişikliği,
Çene hareketlerinde ağrı,
Saçlı deride hassasiyet,
Ateş,
Kilo kaybı
eşlik ediyorsa gecikmeden doktora başvurulmalıdır.
Evet.
Yıllardır benzer özelliklerde devam eden bir migren ile son birkaç hafta içerisinde;
Daha sıklaşan,
Daha şiddetli hale gelen,
Süresi uzayan,
Ağrı karakteri değişen
baş ağrısı aynı şekilde değerlendirilmez.
Kişinin alıştığı baş ağrısının düzeninde belirgin değişiklik olması doktor değerlendirmesini gerektirebilir.
Örneğin daha önce ayda bir kez olan baş ağrısının neredeyse her gün görülmeye başlaması veya tamamen farklı bir bölgede ve farklı karakterde hissedilmesi önemlidir.
Sabah baş ağrısının tek başına ciddi bir hastalık anlamına geldiği söylenemez.
Sabah ağrıları;
Uyku apnesi,
Diş sıkma,
Uykusuzluk,
Migren,
Kafein yoksunluğu
gibi nedenlerle de ortaya çıkabilir.
Ancak baş ağrısı sürekli sabahları ortaya çıkıyor, giderek şiddetleniyor veya kişiyi gece uykudan uyandırıyorsa doktor tarafından değerlendirilmesi uygun olur.
Özellikle bulantı, kusma, görme problemi veya nörolojik belirtiler de varsa değerlendirme geciktirilmemelidir.
Bazı kişilerde;
Öksürme,
Hapşırma,
Ikınma,
Ağır kaldırma,
Eğilme,
Yoğun egzersiz
sırasında baş ağrısı ortaya çıkabilir.
Bu baş ağrılarının bir kısmı iyi huylu olabilir.
Ancak özellikle ilk kez ortaya çıkan, çok şiddetli olan veya sürekli tekrarlayan ağrılarda kafa içindeki yapısal veya damar kaynaklı sorunların dışlanması gerekebilir.
Bu nedenle öksürme veya eforla düzenli olarak ortaya çıkan yeni baş ağrıları değerlendirilmelidir.
Yoğun fiziksel aktivite veya cinsel ilişki sırasında baş ağrısı görülebilir.
Bazı kişilerde bu durum iyi huylu bir baş ağrısı türü olabilir.
Ancak özellikle ilk kez yaşanıyorsa ve ağrı aniden çok şiddetli başlamışsa beyin damarlarına ait ciddi sorunların dışlanması gerekebilir.
Bu nedenle ilk kez yaşanan ani ve şiddetli efor baş ağrısı tıbbi değerlendirme gerektirir.
Gebelik sırasında hormonal değişiklikler, uykusuzluk veya migren nedeniyle baş ağrısı görülebilir.
Ancak özellikle gebeliğin ilerleyen dönemlerinde veya doğum sonrasında yeni başlayan şiddetli baş ağrıları dikkatle değerlendirilmelidir.
Baş ağrısına;
Yüksek tansiyon,
Görme bulanıklığı,
Görmede ışık çakmaları,
Yüz veya ellerde belirgin şişlik,
Sağ üst karın ağrısı,
Nefes darlığı
eşlik ediyorsa gebeliğe bağlı hipertansif hastalıklar açısından değerlendirme gerekebilir.
Gebelikte daha önce olmayan yeni ve şiddetli bir baş ağrısı doktora bildirilmelidir.
Baş ağrısı yaşayan kişilerin sık korkularından biri beyin tümörüdür.
Ancak baş ağrılarının büyük çoğunluğu beyin tümöründen kaynaklanmaz.
Beyin tümörlerinde baş ağrısı oluşabilir ancak genellikle başka belirtiler de bulunabilir.
Örneğin;
Giderek kötüleşen baş ağrısı,
Nöbet,
Kişilik veya davranış değişiklikleri,
Güç kaybı,
Konuşma bozukluğu,
Görme sorunları,
Denge problemleri
gibi bulgular görülebilir.
Sadece ara sıra başı ağrıyan bir kişinin bunun doğrudan beyin tümörü olduğu sonucuna varması doğru değildir.
Migren oldukça şiddetli olabilmesine rağmen çoğu migren atağı hayatı tehdit eden bir durum değildir.
Migren sırasında;
Tek taraflı zonklayıcı ağrı,
Bulantı,
Kusma,
Işık ve sese hassasiyet
görülebilir.
Bazı kişilerde ağrı öncesinde aura adı verilen görsel veya duyusal belirtiler ortaya çıkabilir.
Ancak yıllardır migreni bulunan kişinin ağrı karakterinin aniden değişmesi veya yeni nörolojik belirtilerin eklenmesi durumunda yeni şikâyet otomatik olarak migrene bağlanmamalıdır.
Hayır.
Baş ağrısı yaşayan herkesin beyin MR'ı veya tomografisi çekilmesi gerekmez.
Tipik migren veya gerilim tipi baş ağrısı bulunan, nörolojik muayenesi normal olan ve baş ağrısında yeni bir değişiklik yaşamayan kişilerde çoğu zaman görüntülemeye ihtiyaç duyulmaz.
Beyin görüntülemesi daha çok;
Yeni başlayan ve farklı özellikteki baş ağrılarında,
Ani ve çok şiddetli ağrıda,
Nörolojik bulgular varsa,
Kafa travması sonrasında,
Ağrı giderek kötüleşiyorsa,
50 yaşından sonra yeni başladıysa
gündeme gelebilir.
Hangi durumda MR veya tomografi gerektiğine kişinin belirtileri ve muayenesi doğrultusunda doktor karar verir.
İki yöntem farklı durumlarda kullanılabilir.
Bilgisayarlı tomografi oldukça hızlı olduğu için özellikle;
Ani şiddetli baş ağrısı,
Beyin kanaması şüphesi,
Kafa travması
gibi acil durumlarda sık kullanılır.
MR ise beyin dokusu ve bazı damar veya yapısal problemlerin ayrıntılı değerlendirilmesinde daha fazla bilgi sağlayabilir.
Bu nedenle “baş ağrısı için MR daha iyidir” veya “tomografi daha iyidir” şeklinde genel bir kural yoktur.
Evet.
Baş ağrısı nedeniyle çok sık ağrı kesici kullanılması bazı kişilerde ilaç aşırı kullanım baş ağrısına neden olabilir.
Kişi başı ağrıdıkça ilaç kullanır ancak zaman içerisinde baş ağrılarının sıklığı artmaya başlayabilir.
Özellikle haftanın birçok günü ağrı kesici ihtiyacı oluşuyorsa yalnızca ilaç almaya devam etmek yerine baş ağrısının nedeni ve uygun koruyucu tedavi açısından doktor değerlendirmesi gerekir.
Acil durum belirtileri bulunmasa bile bazı baş ağrılarında doktor randevusu almak uygun olur.
Özellikle;
Baş ağrıları sıklaşıyorsa,
Ağrı giderek şiddetleniyorsa,
Günlük yaşamı veya uykuyu etkiliyorsa,
Haftada birkaç kez ağrı kesici kullanma ihtiyacı oluşuyorsa,
Daha önceki ağrılardan farklı bir baş ağrısı başladıysa,
Baş ağrısı sürekli aynı bölgede oluşuyorsa,
Öksürme veya egzersizle tekrarlıyorsa
değerlendirme yapılabilir.
Aşağıdaki durumlardan biri varsa acil tıbbi değerlendirme gerekir:
Aniden başlayan, çok şiddetli baş ağrısı,
“Hayatımın en kötü baş ağrısı” şeklinde tarif edilen ağrı,
Baş ağrısıyla birlikte yüz, kol veya bacakta güç kaybı,
Konuşma bozukluğu,
Bilinç bulanıklığı veya bayılma,
Nöbet,
Ani görme kaybı veya çift görme,
Yüksek ateş ve ense sertliği,
Kafa travması sonrası giderek artan ağrı,
Tekrarlayan kusma,
Ciddi denge veya yürüme bozukluğu.
Bu belirtilerde kişinin kendi kendine ağrı kesici alıp saatlerce beklemesi uygun değildir.
Özellikle aniden başlayan çok şiddetli baş ağrısı, nörolojik belirtilerin eşlik ettiği ağrı, ateş ve ense sertliğiyle birlikte görülen ağrı veya kafa travmasından sonra giderek şiddetlenen baş ağrısı tehlikeli olabilir.
Migren aurasında uyuşma görülebilir. Ancak ilk kez oluşan, tek taraflı uyuşma veya güç kaybıyla birlikte baş ağrısı inme gibi acil durumların değerlendirilmesini gerektirir.
Beyin kanamasında baş ağrısı özellikle bir anda başlayan ve çok kısa sürede maksimum şiddete ulaşan ağrı şeklinde olabilir. Bilinç kaybı, kusma veya nörolojik belirtiler de eşlik edebilir.
Migren sırasında baş ağrısı ve bulantı sık görülür. Ancak ani, alışılmadık derecede şiddetli bir ağrıya tekrarlayan kusma veya nörolojik belirtiler eşlik ediyorsa değerlendirme gerekir.
Her gün veya neredeyse her gün baş ağrısı olması normal kabul edilmemelidir. Migren, gerilim tipi baş ağrısı veya aşırı ağrı kesici kullanımı gibi nedenler olabilir ve doktor değerlendirmesi gerekebilir.
İlk değerlendirme için aile hekimi veya nöroloji uzmanına başvurulabilir. Belirtilere göre farklı branşlara yönlendirme yapılabilir.
Hayır. Tipik migren veya gerilim tipi baş ağrısı bulunan ve muayenesi normal olan birçok kişide MR gerekli değildir. Görüntüleme ihtiyacına doktor karar verir.
Baş ağrılarının büyük bölümü migren, gerilim tipi baş ağrısı, uykusuzluk veya stres gibi ciddi olmayan nedenlerden kaynaklanır.
Ancak aniden başlayan çok şiddetli baş ağrısı, konuşma bozukluğu, güç kaybı, uyuşma, bilinç değişikliği, nöbet, görme kaybı, yüksek ateş ve ense sertliği gibi belirtiler baş ağrısının daha ciddi bir nedene bağlı olabileceğini düşündürür.
Kafa travması sonrasında giderek kötüleşen ağrı, 50 yaşından sonra yeni başlayan baş ağrısı veya kişinin alıştığı baş ağrısının belirgin şekilde değişmesi de değerlendirilmesi gereken durumlardır.
Her baş ağrısında MR veya tomografi gerekmez. Görüntüleme kararı baş ağrısının özellikleri, kişinin yaşı, eşlik eden belirtiler ve nörolojik muayene bulgularına göre verilmelidir.
Baş ağrısında en önemli nokta yalnızca ağrının şiddeti değil, nasıl başladığı ve ağrıya hangi belirtilerin eşlik ettiğidir.
Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya tedavi yerine geçmez. Ani ve çok şiddetli baş ağrısı veya baş ağrısına eşlik eden nörolojik belirtiler varsa acil sağlık hizmetine başvurunuz.
Medibul.com üzerinde paylaşılan sağlık bilgileri, makaleler ve tıbbi rehberler tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi amacı taşımamaktadır. Sitemizdeki hiçbir içerik, doktor-hasta ilişkisi oluşturmaz ve profesyonel tıbbi danışmanlığın yerini alamaz. Sağlık sorunlarınız, tetkik sonuçlarınız ve tedavi yöntemleriniz için her zaman alanında uzman bir hekimin görüşüne başvurunuz.