

Alanında uzman hekimleri ve sağlık merkezlerini hemen inceleyin, ücretsiz fiyat teklifi alın.
Tansiyon, kanın dolaşım sırasında damar duvarlarına uyguladığı basıncı ifade eder.
Tansiyon ölçümü iki rakamla gösterilir.
Büyük tansiyon yani sistolik basınç, kalbin kasılıp kanı damarlara pompaladığı sıradaki basıncı gösterir.
Küçük tansiyon yani diyastolik basınç ise kalbin iki atım arasında gevşediği sıradaki basıncı ifade eder.
Örneğin 120/80 mmHg şeklinde bir ölçümde 120 büyük, 80 ise küçük tansiyondur.
2024 Avrupa Kardiyoloji Derneği kılavuzunda doktor muayenehanesinde tekrarlayan 140/90 mmHg ve üzerindeki ölçümler hipertansiyon olarak tanımlanmaya devam etmektedir. Ev ölçümlerinde ise değerlendirme sınırları farklı olabilir.
Ancak tek bir yüksek ölçüm her zaman hipertansiyon tanısı anlamına gelmez. Tanı için farklı zamanlarda yapılan ölçümler, evde tansiyon takibi veya gerektiğinde 24 saatlik tansiyon holteri kullanılabilir.
Hayır.
Hipertansiyonun önemli özelliklerinden biri yıllarca fark edilmeden ilerleyebilmesidir.
Kişi kendisini tamamen sağlıklı hissedebilir ancak kan basıncı uzun süredir yüksek olabilir. Bu nedenle hipertansiyon zaman zaman “sessiz katil” olarak adlandırılır.
Türkiye Sağlık Bakanlığı'na bağlı sağlık kuruluşlarının güncel bilgilendirmelerinde de hipertansiyonun yıllarca herhangi bir belirti vermeden ilerleyebileceği ve kalp, beyin, böbrek ve göz gibi organlarda hasara neden olabileceği vurgulanmaktadır.
Bu yüzden hipertansiyon tanısı belirtilere bakılarak değil, doğru şekilde yapılan kan basıncı ölçümleriyle konur.
Özellikle tansiyon belirgin şekilde yükseldiğinde bazı kişilerde çeşitli şikâyetler ortaya çıkabilir.
Bunlar arasında;
Baş ağrısı,
Baş dönmesi,
Bulanık veya çift görme,
Kulak çınlaması,
Çarpıntı,
Nefes darlığı,
Göğüs ağrısı veya baskı hissi,
Burun kanaması,
Halsizlik ve yorgunluk,
Bulantı,
Kalp atışlarında düzensizlik
yer alabilir.
Sağlık Bakanlığı kaynaklarında baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, görme değişiklikleri, burun kanaması ve düzensiz kalp atışları hipertansiyonda görülebilecek belirtiler arasında sayılmaktadır.
Ancak bu belirtilerin hiçbiri tek başına hipertansiyona özgü değildir. Örneğin baş ağrısı migren, uykusuzluk veya stres nedeniyle de oluşabilir.
Bu nedenle “başım ağrıyor, kesin tansiyonum yükseldi” demek doğru değildir. Tansiyonun yüksek olup olmadığı ölçülerek anlaşılır.
Yapabilir ancak burada önemli bir ayrım vardır.
Hafif veya orta düzeyde hipertansiyon çoğu zaman baş ağrısı yapmaz. Baş ağrısının tansiyonla ilişkisi daha çok kan basıncının çok yüksek değerlere ulaşması durumunda önem kazanır.
Dünya Sağlık Örgütü, yaklaşık 180/120 mmHg veya üzerindeki çok yüksek kan basıncında şiddetli baş ağrısının ortaya çıkabileceğini belirtmektedir.
Özellikle baş ağrısı;
Çok şiddetliyse,
Daha önce yaşanan ağrılardan farklıysa,
Görme bozukluğuyla birlikteyse,
Uyuşma veya güç kaybı eşlik ediyorsa,
Konuşma bozukluğu varsa
acil değerlendirme gerekebilir.
Baş dönmesi yüksek tansiyonda görülebilir ancak tansiyona özgü bir belirti değildir.
Baş dönmesinin;
İç kulak hastalıkları,
Kansızlık,
Kan şekeri düşüklüğü,
Susuzluk,
Bazı ilaçlar,
Düşük tansiyon
gibi birçok farklı nedeni olabilir.
Bu nedenle baş dönmesi yaşayan kişinin yalnızca belirtilere dayanarak tansiyonunun yüksek olduğunu düşünmesi doğru değildir.
Şikâyet sırasında tansiyonun doğru şekilde ölçülmesi daha anlamlıdır.
Uzun süre kontrolsüz seyreden hipertansiyon göz damarlarına zarar verebilir.
Ayrıca tansiyon çok yükseldiğinde;
Bulanık görme,
Çift görme,
Görmede ani değişiklikler
ortaya çıkabilir.
Dünya Sağlık Örgütü çok yüksek tansiyon sırasında bulanık görme ve diğer görme değişikliklerinin ortaya çıkabileceğini belirtmektedir.
Özellikle yüksek tansiyonla birlikte ani görme kaybı veya belirgin görme değişikliği varsa acil değerlendirme gerekir.
Bazı kişiler tansiyon yükseldiğinde kalp atışlarını daha fazla hissedebilir veya çarpıntı yaşayabilir.
Ancak çarpıntının;
Kaygı,
Fazla kafein,
Tiroid hastalıkları,
Kansızlık,
Kalp ritim bozuklukları
gibi başka birçok nedeni vardır.
Bu nedenle çarpıntının otomatik olarak tansiyona bağlanması doğru değildir.
Özellikle çarpıntıyla birlikte göğüs ağrısı, nefes darlığı veya bayılma varsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.
Burun kanaması yüksek tansiyonla ilişkilendirilen belirtilerden biridir.
Ancak burun kanamalarının büyük bölümü yalnızca tansiyon yüksekliğinden kaynaklanmaz.
Burun içindeki kuruluk, travma, bazı burun spreyleri veya kan sulandırıcı ilaçlar da burun kanamasına yol açabilir.
Çok yüksek tansiyon sırasında burun kanaması görülebilir. Dünya Sağlık Örgütü de burun kanamasını çok yüksek kan basıncında ortaya çıkabilecek belirtilerden biri olarak belirtmektedir.
Sık tekrarlayan veya durdurulamayan burun kanamalarında sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Kulak çınlaması hipertansiyon sırasında bazı kişilerde görülebilir.
Sağlık Bakanlığı kaynaklarında da kulak çınlaması yüksek tansiyonla birlikte görülebilecek şikâyetlerden biri olarak belirtilmektedir.
Ancak kulak çınlamasının;
İşitme kaybı,
Gürültüye maruz kalma,
Kulak hastalıkları,
Bazı ilaçlar
gibi başka birçok nedeni vardır.
Bu nedenle yalnızca kulak çınlamasına bakılarak hipertansiyon tanısı konulamaz.
Özellikle ciddi hipertansiyonda veya uzun süre kontrolsüz yüksek tansiyona bağlı kalp sorunları geliştiğinde nefes darlığı görülebilir.
Çok yüksek tansiyon sırasında ortaya çıkan nefes darlığı, özellikle göğüs ağrısı gibi belirtilerle birlikteyse önemlidir.
Amerikan Kalp Derneği, 180/120 mmHg üzerinde tansiyon ile birlikte nefes darlığı bulunmasını hipertansif acil durum belirtileri arasında değerlendirmektedir.
Bu durumda tansiyonun kendiliğinden düşmesini beklemek doğru değildir.
Çok yüksek tansiyon kalbin iş yükünü artırabilir ve göğüs ağrısına eşlik edebilir.
Ancak göğüs ağrısı kalp krizi, aort hastalıkları veya başka ciddi durumlarda da ortaya çıkabileceğinden özellikle dikkat edilmesi gereken bir belirtidir.
Tansiyon 180/120 mmHg üzerinde ve beraberinde göğüs ağrısı varsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Her kişinin sağlık durumu farklıdır ve tek bir tansiyon değeri üzerinden riskin tamamı belirlenemez.
Ancak 180/120 mmHg üzerinde ölçülen kan basıncı ciddi kabul edilir.
Amerikan Kalp Derneği, tansiyon 180/120 mmHg'nin üzerinde ölçülürse en az bir dakika bekleyip tekrar ölçülmesini önermektedir. İkinci ölçüm de aynı derecede yüksekse belirtilerin değerlendirilmesi gerekir.
Eğer tansiyon yüksekliğine;
Göğüs ağrısı,
Nefes darlığı,
Sırt ağrısı,
Uyuşma,
Güç kaybı,
Görme değişikliği,
Konuşma bozukluğu
eşlik ediyorsa bu durum hipertansif acil olarak değerlendirilir ve acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır.
Belirti bulunmasa bile 180/120 mmHg üzerinde tekrarlayan değerlerde sağlık profesyoneliyle hızlı şekilde iletişim kurulmalıdır.
Kan basıncının çok yüksek değerlere ulaşmasına hipertansif kriz denebilir.
Burada iki farklı durum önemlidir.
Tansiyon 180/120 mmHg üzerinde olabilir ancak kişide akut organ hasarını düşündüren belirti bulunmayabilir.
Bu durumda bile sağlık profesyoneliyle kısa sürede iletişime geçmek gerekir.
Tansiyonun çok yüksek olmasının yanında;
Göğüs ağrısı,
Nefes darlığı,
Konuşma bozukluğu,
Görme değişikliği,
Uyuşma,
Güç kaybı
gibi bulguların bulunması acil bir durumdur.
Bu belirtiler beyin, kalp, damarlar veya diğer organların etkilenebileceğini gösterebilir.
Yanlış ölçüm tekniği normal bir tansiyonun yüksek görünmesine neden olabilir.
Doğru ölçüm için;
Ölçümden önce yaklaşık 5 dakika sakin şekilde oturmak,
Sırtı desteklemek,
Ayakları yere basmak,
Bacak bacak üstüne atmamak,
Kolu kalp seviyesinde desteklemek,
Uygun büyüklükte manşet kullanmak,
Ölçüm sırasında konuşmamak
önemlidir.
Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin hasta rehberinde ev ölçümlerinde sabah ve akşam en az iki ölçüm yapılması, ölçümler arasında yaklaşık 1-2 dakika bırakılması ve birkaç gün boyunca sonuçların kaydedilmesi önerilmektedir.
Hayır.
Bir kez yüksek tansiyon ölçülmesi tek başına hipertansiyon tanısı koydurmaz.
Kan basıncını geçici olarak yükseltebilen durumlar vardır.
Örneğin;
Stres,
Ağrı,
Heyecan,
Kafein,
Sigara,
Fiziksel aktivite,
Uykusuzluk
ölçüm sırasında tansiyonun normalden yüksek çıkmasına neden olabilir.
Bu nedenle hipertansiyon tanısı genellikle farklı zamanlarda yapılan tekrarlayan ölçümlerle doğrulanır.
Gerekirse evde tansiyon takibi veya 24 saatlik ambulatuvar kan basıncı ölçümü yapılabilir.
Hipertansiyonun büyük bölümünde tek bir neden bulunmaz.
Yaş, genetik özellikler ve yaşam tarzı birlikte etkili olabilir.
Risk faktörleri arasında;
Fazla tuz tüketimi,
Fazla kilo,
Hareketsizlik,
Sigara,
Fazla alkol tüketimi,
Sağlıksız beslenme,
İleri yaş,
Ailede hipertansiyon bulunması
yer alabilir.
Bazı kişilerde ise yüksek tansiyon başka bir hastalığın sonucu olarak gelişebilir.
Örneğin;
Böbrek hastalıkları,
Bazı hormonal hastalıklar,
Uyku apnesi,
Bazı damar hastalıkları,
Kullanılan bazı ilaçlar
sekonder hipertansiyona yol açabilir.
Hipertansiyon yalnızca ileri yaşlarda görülmez.
Genç kişilerde de yüksek tansiyon ortaya çıkabilir.
Fazla kilo, aşırı tuz tüketimi, hareketsizlik, genetik yatkınlık ve sigara gibi faktörler genç yaşlarda hipertansiyon gelişmesine katkıda bulunabilir.
Ancak özellikle çok genç yaşta başlayan veya kontrol edilmesi zor hipertansiyonda böbrek ve hormonal hastalıklar gibi ikincil nedenlerin araştırılması gerekebilir.
Evde yapılan ölçümlerde tansiyonun tekrarlayan şekilde yüksek çıkması durumunda aile hekimi, iç hastalıkları veya kardiyoloji uzmanına başvurulabilir.
Özellikle;
Ölçümlerin sürekli yüksek olması,
Daha önce hipertansiyon tanısı bulunması ancak değerlerin kontrol altında olmaması,
Kullanılan ilaçlara rağmen tansiyonun yüksek seyretmesi,
Genç yaşta hipertansiyon ortaya çıkması,
Böbrek veya kalp hastalığının bulunması
durumlarında değerlendirme önemlidir.
Özellikle 180/120 mmHg üzerinde tansiyon ile birlikte aşağıdaki belirtilerden biri varsa acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır:
Göğüs ağrısı,
Şiddetli nefes darlığı,
Konuşma bozukluğu,
Ani görme değişikliği,
Yüz, kol veya bacakta uyuşma,
Güç kaybı,
Bilinç değişikliği,
Yeni gelişen ciddi nörolojik belirtiler.
Bu durumda yalnızca evde dinlenmek veya ekstra tansiyon ilacı almak için beklemek uygun değildir.
Evet.
Gebelikte ortaya çıkan yüksek tansiyon anne ve bebek açısından özel değerlendirme gerektirir.
Gebelik sırasında tansiyon yüksekliğine;
Şiddetli baş ağrısı,
Görme değişiklikleri,
Üst karın bölgesinde ağrı,
Belirgin şişlik,
Nefes darlığı
eşlik ediyorsa hızlı değerlendirme gerekir.
Amerikan Kalp Derneği'nin güncel rehberinde gebelikte 160/110 mmHg veya üzerindeki kan basıncı ciddi hipertansiyon olarak değerlendirilmekte ve şiddetli baş ağrısı, görme değişikliği, karın ağrısı, göğüs ağrısı veya nefes darlığı gibi belirtilerde acil yardım önerilmektedir.
Yüksek tansiyon uzun süre kontrolsüz kaldığında damarların ve organların üzerinde sürekli baskı oluşturabilir.
Zaman içerisinde;
İnme,
Kalp krizi,
Kalp yetmezliği,
Böbrek hastalıkları,
Görme problemleri,
Damar hastalıkları
riskini artırabilir.
Bu nedenle hipertansiyonun tehlikesi yalnızca kişinin o anda yaşadığı belirtilerden ibaret değildir.
Kişi hiçbir şikâyet yaşamasa bile uzun süreli yüksek tansiyon vücutta hasar oluşturabilir. Dünya Sağlık Örgütü hipertansiyonun tedavi edilmediğinde kalp, beyin ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirtmektedir.
Hipertansiyon tedavisi kişiye göre planlanır.
Yaşam tarzında yapılabilecek temel değişiklikler arasında;
Tuz tüketimini azaltmak,
Sağlıklı ve dengeli beslenmek,
Düzenli fiziksel aktivite yapmak,
Fazla kilo varsa kilo vermek,
Sigara kullanmamak,
Alkol tüketimini sınırlamak,
Düzenli tansiyon takibi yapmak
yer alabilir.
Bazı kişilerde yaşam tarzı değişikliklerine ek olarak tansiyon düşürücü ilaç tedavisi gerekir.
Reçeteli tansiyon ilaçları kişinin kendi kararıyla kesilmemeli veya dozu değiştirilmemelidir.
Hipertansiyonun çoğu kişide ilk belirtisi yoktur. Kişi yıllarca hiçbir şikâyet yaşamayabilir. Bu nedenle yüksek tansiyonu tespit etmenin en güvenilir yolu tansiyon ölçümüdür.
Bazı kişiler özellikle çok yüksek değerlerde baş ağrısı, baş dönmesi, bulanık görme, çarpıntı, nefes darlığı veya göğüs ağrısı yaşayabilir. Ancak hiçbir belirti görülmemesi de mümkündür.
Baş ağrısının yeri tansiyon yüksekliği için güvenilir bir ölçüt değildir. Ense veya başın farklı bölgelerinde ağrı oluşabilir ancak yalnızca ağrının yerine bakılarak tansiyon yüksekliği teşhis edilemez.
Doktor muayenehanesinde tekrarlayan 140/90 mmHg ve üzerindeki değerler, 2024 Avrupa Kardiyoloji Derneği kılavuzunda hipertansiyon sınırı olarak kullanılmaktadır. Ancak tek bir ölçüm tanı için yeterli değildir.
180/120 mmHg veya daha yüksek ölçümde bir dakika kadar bekleyip tansiyon tekrar ölçülmelidir. Değer yine bu düzeydeyse sağlık profesyoneliyle hızlı şekilde iletişime geçilmelidir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, konuşma bozukluğu, uyuşma, güç kaybı veya görme değişikliği varsa acil sağlık hizmetine başvurulmalıdır.
Yorgunluk veya halsizlik görülebilir ancak uyku hali hipertansiyona özgü bir belirti değildir. Uyku apnesi gibi bazı durumlar hem gündüz uykululuğuna hem de hipertansiyona katkıda bulunabilir.
Çok yüksek tansiyonda burun kanaması görülebilir ancak burun kanamasının birçok başka nedeni de vardır. Tek başına burun kanaması hipertansiyon tanısı koydurmaz.
En güvenilir yöntem doğru teknikle kan basıncını ölçmektir. Hipertansiyon çoğu zaman herhangi bir belirti vermediği için yalnızca kişinin nasıl hissettiğine bakılarak anlaşılamaz.
Tansiyon yüksekliğinde en önemli nokta, hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermemesidir.
Baş ağrısı, baş dönmesi, görme bozukluğu, çarpıntı, kulak çınlaması, burun kanaması ve nefes darlığı gibi belirtiler görülebilir ancak bu şikâyetler tek başına hipertansiyon tanısı koydurmaz.
Yüksek tansiyonu anlamanın en güvenilir yolu doğru şekilde yapılan kan basıncı ölçümüdür.
Özellikle tansiyonun 180/120 mmHg veya üzerine çıkması ve buna göğüs ağrısı, nefes darlığı, görme değişikliği, konuşma bozukluğu, uyuşma veya güç kaybının eşlik etmesi acil durum kabul edilmelidir.
Tek bir yüksek tansiyon ölçümü ise her zaman hipertansiyon anlamına gelmez. Farklı zamanlarda tekrarlanan ölçümler ve gerektiğinde evde veya 24 saatlik tansiyon takibiyle tanı doğrulanabilir.
Hipertansiyon uzun yıllar sessiz ilerleyebildiği için yalnızca belirtiler ortaya çıktığında değil, düzenli aralıklarla tansiyon ölçtürmek kalp, beyin, böbrek ve damar sağlığının korunması açısından önemlidir.
Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya tedavi yerine geçmez. Tekrarlayan yüksek tansiyon ölçümleriniz varsa hekiminize başvurunuz. Çok yüksek tansiyonla birlikte göğüs ağrısı, nefes darlığı veya nörolojik belirtiler gelişmesi durumunda acil sağlık hizmeti alınmalıdır.
Medibul.com üzerinde paylaşılan sağlık bilgileri, makaleler ve tıbbi rehberler tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi amacı taşımamaktadır. Sitemizdeki hiçbir içerik, doktor-hasta ilişkisi oluşturmaz ve profesyonel tıbbi danışmanlığın yerini alamaz. Sağlık sorunlarınız, tetkik sonuçlarınız ve tedavi yöntemleriniz için her zaman alanında uzman bir hekimin görüşüne başvurunuz.